PAE açılımı ile bu defa şarkıcı, söz yazarı, müzisyen ve aktivist Nina Simone’nun doğum haritasını inceledim. Yine belirtmek isterim ki aşağıdaki açılım PAE’nin 1.aşaması olan beş kişisel gezegen, ev konumları ve yükselen okumasının kısa bir özetidir. Kişiye özel bir sistem olarak PAE’de verilen astrolojik bilgiler Nina’nın kendi doğasına aittir. Açılımın dili de bu şekilde özelleştirilmiştir.

Asıl adı Eunice Kathleen Waymon olan Nina Simone sekiz çocuklu bir ailenin evladı olarak dünyaya geldiğinde, güneş -kışın son demlerindeki bahara doğru- balık gibi süzülmekteydi. Nina’nın 1. evine yerleşmiş olan Güneş Balık, adeta ‘sen kimliğini haykırmaya geldin kızım’ demekteydi. Söz konusu şahıs Nina Simone olunca güneş burcunun haritalardaki sorularından en öne çıkanı şu oldu gözümde:

“Ruhumuzu dünyaya nasıl yansıtıyoruz?”

Güneş Balık, Zodyak’ın son burcu olmasından mütevellit, tüm burçların enerjilerini az çok üzerinde taşıyan, bu sebepten ilham dolu olduğu kadar, kaybolmaya müsait özelliği ile bilinir. Bu kayboluş, ne yöne gideceğine karar verememek, aidiyetini göklere teslim etmek, kimlik karmaşasında yaratıcılığına ket vurmak gibi pek çok yere varabilecek özelliktedir. Önce bu kimliksizlik duygusunu kavramak önemli, çünkü burada, kendi kimliğini sonuna kadar yaşamış bir kadından bahsediyoruz. Bu dünyada kimliksizlik kadar acı verici bir şey yoktur. Hele ki yaşadığı dönemde, siyahi bir kadın müzisyen olarak, Nina’nın içinde biriken acıyı siz düşünün. Fakat o tüm hikayesini müziğine tevazuyla akıtabilmiş ve buradan devlere yaraşır bir kimlikle dünyada iz bırakmış:

“Jazz, siyahları tanımlamak için beyazların bulduğu bir terimdir. Benim müziğim, siyah klasik müziktir.”

Peki ama nasıl? Balık’ın gölgesine düşmeden tüm nimetlerinden yararlanabilmeyi kendine hak görmüş olmalı. Gölgesiz balık, yaratıcılığını sınırlamayan, sevdiği işte rahat çalışan ve son derece üretken bir burçtur. Başarıları hırslarından değil yaratıcı yeteneklerinin doğal akışından gelir. Birinci ev yerleşimi ile de davranışlarda netlik ve kararlılık, yaşam amacının farkında olma, yoğun bir kimlik duygusu, kendini keşfetme ve isteklerinin peşinden gitme özellikleri eklenmiş. Bu yüzdendir ki daha on yaşında keşfedilebilmiş.

Bu ilham ve sanat dolu yetenekli çocuğun şansı, kendi çocukluğunu yaşamaya pek de elverişli değil. Duygusal Benlik ve içsel çocuğu tanımlayan Ay, haritasında Oğlak burcunda ve 12.evde. Kişiye erken olgunlaşma, kendi yolunu kendi çizme, bu yolda yalnız yürümekten korkmama özellikleri veren Ay Oğlak ile Nina, ister istemez yalnızlığının bilincinde büyüyen bir çocuk olmuş olmalı. Ay Oğlak tanımlarından biri olan şu cümleye de bakın: ‘yalnız ruhların sessizliği yüzlerine yansır’ ve sonra Nina’nın yüzündeki dinginliğe odaklanıp muazzam sesinden bir şarkı açın. Ben buna “ruhunu sesine okutmak” derim.

“Müziğimde içinde yaşadığım dönemi yansıtmayı seçtim. Bu, benim görevimdir – her gün bir hayatta kalma mücadelesiyken. Sanatçı olup da zamanın ruhunu yansıtamamam mümkün değil; öfkeyi ve hiddeti kelimelere dökerek, insanları öyle derinden sarsmak istiyorum ki, performansımdan ayrıldıklarında paramparça olsunlar.”

Kendi döneminde çağdaşlarını aktivist kimliği ile farkındalığa çağıran Nina’nın Venüs’ü ve Yükselen’i Kova. Adalet, eşit haklar, kendine özgülük, sosyal onaya aldırış etmemek, bir birey olarak sürü içinde yok olmamak! Fırsat eşitliğini savunmak, içindeki isyanları hümanizme doğru evriltmek anahtar kelimeler. Yukarıdaki alıntıyı ilk okuduğumda kendi adıma şaşırdığımı eklemeliyim. Ben şahsen ne zaman parçalansam, toparlanmak ve kendime gelmek için Nina dinlerim. Paramparça olmuşluğunun izlerini sözlerine ve sanatına akıtan bir kadının başka kadınların toparlanmasına yardımcı olacak denli duygudaşlığı Merkür Balık’tan gelmekte. Sezgisel düşünceye ve neredeyse telepatiye yatkın bir zihin. Pekala kiliselerde Gospel ile sadece kendini ait hissettiği çevreyi besleyebilecek ve buradan müthiş bir süperego yapacak biriyken, Yükselen Kova’sı ile birlikte geleceğe güçlü projeksiyonlar fırlatarak her çağı kavrayabilecek bir sağlıklı egoya bürünüyor. Burada 7.evindeki Mars Başak’ı çok önemli bir rol oynuyor elbet. Balıklığının geniş ilham yelpazesini, Kovalığının aşırı uçlara gitme eğilimini dengeleyecek olan Mars Başak anahtarı ‘doğru dozaj’! Bir amaca ulaşmak için enerjisini ve kaynaklarını optimal düzeyde harcama becerisi. Ne muazzam bir birleşim. Love you Nina:

“Nina Simone at Town Hall albümü ise klasik piyano tekniğini, folk tınılarını, medeni haklar mücadelesine dair protest sözleri ve cazı iç içe geçirerek Simone’a özgü bir alan yaratıyordu. Black is the Color of My True Love’s Hair, The Other Woman ve Wild Is the Wind gibi eserlerde ise Simone, duygusal yoğunluk ve sanatsal zarafetle müziğin sınırlarını yeniden tanımlayan bir anlatı sunuyordu.”

Özetimi bitirirken, yeniden, içindeki çocuğu yaşayamamış Ay oğlak Nina’ya dönmek ve ona sarılmak istiyorum. Kendi adını değil de İspanyolca ‘kız çocuğu’ anlamını taşıyan Nina ile içimizde ‘ismini haykırmaya gelmiş’ olanlarımıza yol açtığı için. Nice nice Nina’lara! Yazıdaki alıntılar: https://darkbluenotes.com/nina-simone-duygu-ve-direnisin-yankisi/

← Geri

Yanıtınız için teşekkür ederiz. ✨

Yorum bırakın